Geçmiş Yaşam Regresyonu

 

 

Geçmiş yaşam regresyon çalışması yirminci yüzyıl ortalarında Ian Stevenson gibi bazı psikiyatristlerin hastalarındaki sorunların kaynağına gitmeleri için verdikleri komutlar ile danışanlarının bir başka zaman dilimi ve coğrafyada, bambaşka kişiler olarak yaşadıkları hayatlarını hatırlamaları ve anlatmaları ile tesadüfen ortaya çıkmış. Önceleri psikiyatrların da şüphe ile yaklaştıkları bir konu iken hastalarında gözlemledikleri çabuk iyileşmeler, zamanla bu tür vakaların artması ve araştırmalar sonucunda geliştirilmiş.  Amerikalı Brian Weiss, Michael Newton gibi psikyatrlar vastıtasıyla daha büyük kitlelere ulaşan geçmiş yaşam regresyonu giderek daha fazla insan tarafından bilinir hale geldi. 

 

Geçmiş yaşam regresyonunda sorunların bilinç altındaki en derin kökenine inilir ve olayın kaynağından çözülmesine çalışılır. 

Uyguladığımız çalışma duygusal, zihinsel ve bedensel travmaları çözmeye yönelik bütüncül bir çalışmadır. Kaynak olan olaylar trans halindeyken danışan tarafından hatırlanıyor ve bu suretle yarım kalmış işlerin bitirilmesi, söylenmemiş olanların söylenmesi ve boşaltılmamış duyguların, öfkenin boşaltılması, anlayış kazanma, affedişler yoluyla bilinçaltını negatif etkileyen kayıtların dönüşümünü sağlıyoruz. Regresyon çalışmalarında Moreno’dan psikodrama, Perl’den Gestalt, Reich’dan Beden Farkındalığı, Transpersonal Terapi ve Travma Terapisi harmanlanarak çözülmeye katkı sağlanır.

 

Ruhsal yolculuğumuz sırasında yaşamlar boyu biriktirdiğimiz pek çok kayıt ve kalıplar mevcut. Bu pozitif ve negatif kayıt ve kalıplar bizimle birlikte şimdiki hayatımıza taşınıyor ve yaşam bize bir çözüm alanı ve dönüşüm için fırsat sunuyor. Çoğu zaman negatif kayıtlar öylesine baskın olabiliyor ki pozitif potansiyelimize ulaşmak mümkün olmuyor. Geçmişten taşıdığımız negatif kayıtlar yaşamımızda blokajlar, kendini tekrar eden sorunlar, kişiliğimizin hayatımızı tam anlamıyla mutlu, huzurlu yaşamaya engel olan tarafları, korkular, fobiler, panik atak, ilişki problemleri, para akışı, cinsel ilişkilerdeki sorunlar, tanısı konamayan psikosamatik rahatsızlıklar v.b. olarak karşımıza çıkıyor. Kişi sorunlar içinde boğuşuken bazen bir kısır döngü içine girebiliyor. Yer ve ülke de değiştirseniz, sorun yaşadığınız kişilerden de uzaklaşsanız farkında olunmayan bilinçaltı kalıpları ve kayıtlar benzer senaryoları ve ilişkileri hayatınıza çekmeye devam eder. Nereye gidersek gidelim, başkalarını değiştirmeye de çalışsak bir sonuca ulaşamadığımızı defalarca denemiş ve görmüşüzdür. Değişmiyordur çünkü etrafımızda ne oluyorsa, kimler hayatımıza giriyorsa bize birşeyler göstermek ve aynalamak için varlar, sonuçta kendimizden kaçamıyoruz.  Esas değişim içten başlar ve bizdeki kayıtlar dönüştükçe kazanılan yeni anlayış ve farkındalıklarla dış dünyamızda da yansımaları görmeye başlarız.  

 

Regresyon terapisi birey odaklı teke-tek yapılan bir çalışmadır. Ancak hepimizin her yaşam yocluluğunda birlikte olduğumuz ya da etkileşimde bulunduğumuz onlarca, yüzlerce ruhlar var. Kendimizde yaşadığımız bir algı dönüşümü kelebek etkisi gibi, o hayatta birlikte birşeyler paylaştığımız ruhların, şimdi hayatımızda yer etsinler ya da etmesinler, bilinç altlarına da ulaşarak, değişimler yaşamalarına sebep olabiliyor. Dolayısı ile bir tek kişinin belli bir sorununun şifası için yapılan bir çalışma daha geniş kitlelere ulaşarak şifaya araç olabiliyor.  Böylece bir kişinin yaşadığı değişim ve dönüşüm aslında bütüne de hizmet ediyor.

 

Regresyon Terapi seansı almak için geçmiş hayatlara - reinkarnasyona - inanmak şart değildir. Bu konuyla hiç ilgisi olmayan insanlar bile trans geçiş yaşayabilirler ve kendi bilinçaltlarından çıkan hikayenin ne kadar kendilerine, hayatlarına özgü olduğunu fark edebilirler. Önemli olan o hikayenin neden bilinç altınızda olduğu ve çözüme katkı sağlayıp sağlamamasıdır. Sonuçta hedeflenen etkin bir insan olma, hayatı ve ilişkileri daha huzurlu yaşama ise, sizin size özgü hikayenizin bu konuya nasıl yardım edeceğidir. 

 

Her birimizin hayat yolculuğu kutsal ve her ruh kıymetli.  Regresyon çalışmasının en güzel armağanı, üzerimizde yıllar belki asırlardır taşıdığımız tüm yükleri birer birer attıkça giderek daha çok özümüze yaklaşmamızdır.  

 


 

Önemli not: Yapılan çalışmalar tıbbi tedavi yerine geçmez